Ben evimi de kalbimi de açıyorum...

Ben evimi açıyorum eğer ihtiyaç olursa, kapım açık. Anne ve çocukları misafirimdir...

" Evim vardı, ailem, arkadaşlarım, bahçem

Bir gün bir bomba geldi, sonra bir tane daha bir tane daha...

Önce kardeşim sonra babam öldü" Suriyeli çerkes bir çocuktan dinledim. Kocaman gözleri korku doluydu, ürkekti, buğuluydu, sesi kısıktı...

Kim ister evini, barkını, eşini, dostunu bırakıp kaçmayı, ölümü göze almayı...Hiç bilmediği yerlerde yaşamayı, 5. Sınıf insan muamelesi görmeyi...Bir kez de empati yapalım, ya biz onların yerinde olsaydık?

Bütün akşam aramızda aynı konu. Ben de dahil hepimizde bir telaş; Çeşme'ye gelecekler... Ne yapacağız? sorun çıkaracaklar, istemiyoruz...Biraz fazla ileri gidip " neyse biz de Çeşme'ye takılmayız, Kuşadası Özdere falan takılırız" diyenlerimiz bile oldu. İnsanlar nefes alacakları bir parça hava isterken biz rahat rahat takılamayacağımızdan şikayet ediyoruz...

Şimdi neler söylediğinizi duyar gibiyim. Kalsalardı vatanlarını savunsalardı, Avrupa para verdi ceremesini biz çekiyoruz, neden Çeşme, bizim de fakirimiz çok, önce biz, maliyetleri çok fazla, sorun çıkarıyorlar vs vs vs. Tamamına katılıyorum.

Ama ya onların yerinde biz olsaydık? Bizim çocuklarımız olsaydı?

 

Ben evimi de kalbimi de açıyorum...

Hülya Çakıcı Hacıoğlu

Kalemim mutlu, kalemim umutlu, gözlerim buğulu, gözlerim ışıltılı, kalbim mutluluk dolu... İçimde vefaya, güzele, iyiliğe, dostluğa karşı ümitler...

Yeni Normal Dönemde Pazarlama, İletişim ve Sosyal Marka
hulyahacioglu@hulyahacioglu.com.tr



2024 © Hülya Çakıcı Hacıoğlu