Mutlu Yıllar...

Hoşçakal dedi usulca, mutlu yıllar, elleri ellerinden ayrılırken, canından can koptu, durdu, gözleri gözlerinde buluştu... Belki bu son yılım, son doğum günün, bir daha gözlerine bakamayacağım, kokunu duyamayacağım, sarılamayacağım...Seneye bu anı yaşayamayacağım, belki hiç bir anı yaşamayacağım., belki hiç nefes alamayacağım...Yarınlar yok artık" Andre dedi doktor; "Maalesef, en büyük hataları en sevdiğimiz kişiler, yani bizim için çok önemli olan kişiler ile ilişkilerimizde yapıyoruz. Bazen iyi niyet, bazen kendimizce sevdiğimiz kişileri korumak, zor durumda bırakmamak, bazen kendimizce fedakarlık, bazan fazla sahiplenmek...Nedeni ne olursa olsun geç kalıyor, korumak sahiplenmek adına kendimize zarar veriyor, hata yapıyoruz. Sorunlar yokmuş gibi davranıyoruz, üzerini örtüyor, konuşmuyor, imada bulunuyor ve karşımızdaki kişinin anlamasını bekliyoruz. Şikayet ettiğimiz davranışları net olarak tanımlamıyor, anlatmıyor, içimize kapanıyor, tepki veriyoruz. Araya mesafeler koyuyor sorunları çözülmez hale getiriyoruz." Andre yavaş yavaş kalktı uzandığı koltuktan, pencereye doğru yürürken; gözlerinden akan yaşı sildi "Sonra, sonra bir gün bir anda bir baktım, bütün kapılar yüzümüze kapanmış, bütün sevdiklerim, herkes, her şey, her şeyim, elimden uçup gitmiş. Yaşama nedenim kalmamış, zaman durmuş, hayat tükenmiş hayat bitmiş benim için... Mutlu yıllar... 

Hülya Çakıcı Hacıoğlu

Kalemim mutlu, kalemim umutlu, gözlerim buğulu, gözlerim ışıltılı, kalbim mutluluk dolu... İçimde vefaya, güzele, iyiliğe, dostluğa karşı ümitler...

Yeni Normal Dönemde Pazarlama, İletişim ve Sosyal Marka
hulyahacioglu@hulyahacioglu.com.tr



2024 © Hülya Çakıcı Hacıoğlu