Oğluma...

Bugün 15 Ekim oğlumun doğum günü, elimde olsa ona beklediği en güzel hediyeyi vermek, gözlerimin içine bakan gözlerinin içini güldürmek isterdim, yapamadım... Bu gün oğlumun doğum günü, hikayemin başladığı gün. Yeniden doğduğum, hayatımın anlamının değiştiği gün... 15 Ekim 2001, Minicik, bembeyaz yüzlü sapsarı saçlı, cennet kokulu bir bebek, yanağına kondurduğum ilk öpücük ve dudaklarımdan dökülen ilk sözcük "yavrum"... Hep sarı papatyam diye severdim, kıvır kıvır sapsarı saçları vardı, gülen gözleri... Anlar mıydı bilmem, ellerini tutar, gözlerinin içine bakarak konuşurdum saatlerce...Birlikte oyunlar oynar, her akşam Güzelyalı sahilinde gezerdik. 365 gün-her güne bir masal adlı kitabı okurdum, tıpkı hayat gibi her güne bir masal her gün bir masal...Balkonda top koşturur, bahçe sulardık, ata binerdik... Yüzmeye giderdik, baskete, tenise, sinemaya... Lego alırdık birlikte yapardık, mortal kombat, crash, psp, yarışmalar, oyun hamurundan materyaller, yüz boyamalar, iş yerimin bahçesindeki güller, maketten inekler, daha neler neler...Ne çok şey paylaştık, doya doya yaşadık birlikte çocukluğunu...Arkadaşları vardı, babaannesi-dedesi, milli yenilicisi Serar'ı, Ardaları, Kağanı, Emiri, Eylülü, mutluydu, mutluyduk... Sonra, bir gün; kopardık arkadaşlarından, çok sevdiği okulundan, bütün çevresinden... Aradan yıllar geçti; yeni okulun dediğimiz zaman; gözlerindeki tedirginlik hiç gitmedi gözlerimden, zoraki dudaklarından dökülen ilk cümle; " Anne, biz okulda yerlerde kendimizi görürdük" oldu. O gün başka bir şey konuştuğunu hatırlamıyorum... Bir gün; -Anne, evimizdeki kargaları bile özledim -Hangi kargalar oğlum -Balkonumuza gelen kargalar anne -Oğlum onlar serçeydi -Karga da geliyordu arada bir, -Tamam oğlum... Haklıydı, karga da geliyordu arada bir... Ne diyebilirdim ki? Sonra ben seyahatteydim kuşu öldü, ben iş yemeyindeydim arkadaşı... Ben çalışıyordum beni bekliyordu, çoğu zaman uyudu, göremedim, doyamadı, doyamadım...Köpeğine bakamadım... O kadar meşguldum ki; farkedemedim... Büyüdü...Bu gün 15 yaşında... Delikanlı oldu artık... Geriye dönüp baktığım zaman; hakkımız var mıydı ona bunları yaşatmaya? Hakkımız var mıydı çok sevdiği arkadaşlarından okulundan koparmaya, ailesinden ayırmaya? Hakkımız var mıydı bu kadar üzmeye? Hakkımız var mıydı minicik yüreğinde onca yükü taşıtmaya? O daha 9 yaşındaydı, biz bile yeni bir çevreye adapte olmaya çalışırken, zorlanırken nasıl yapacaktı? Düşünemedik mi, düşündükte önemsemedik mi? Önemsedikte işimize mi gelmedi? Çocuktur alışır mı dedik? Evet alıştı, yeni bir hayat kurdu. Çok uğraştı, çok zorlandı, çok çabaladı ve başardı... Şimdi arkadaşları, öğretmenleri, okulu, çevresi yeni bir dünya kurdu kendine, mutlu mu mutlu... Bu gün 15 yaşında... Cennet kokulum, lüle saçlım, gözbebeğim, canımın içi, candan öte can yavrum; Ordan oraya savrulmadan yolun hep açık ve aydınlık olsun, gözlerindeki pırıltı hiç gitmesin, en ufacık bir tedirginlik olmasın, yüzün hep gülsün... Allah hep iyilerle karşılaştırsın... Hep böyle " örnek ol"... Öğretmenlerinden duyduğum " böyle bir çocuk yetiştirdiğiniz için sizi tebrik ederim" cümlesine dünyaları değişmem, sen de değişme... Bırak insanlar kötü olsun sen olma... Bırak insanlar hak yesin sen yeme... Bırak insanlar yalan söylesin, sen söyleme, tek doğruyu söyleyen sen olsanda doğrudan vazgeçme...Herkese güven ama kimseye güvenme kendinden başka... Sakın verilen sözlere inanarak hayatını yönlendirmeye kalkma, tedbirini al...Başın dik, alnın açık olsun...Gözlerindeki pırıltı, yüreğindeki sevgi hiç bitmesin, yüzün daima gülsün... Sana yaşattıklarımız ve yaşatacaklarımız için bizi affet... Biz her şeyi aşarız, el ele omuz omuza, sevgimizle, yüreğimizle, gücümüzle, aşkımızla her şeyin üstesinden geliriz...Sakın korkma! Seni çok seviyorum... İyi ki varsın, hayatımın anlamısın... Seni çok seviyorum... Doğum günün kutlu olsun... İyi ki varsın ve iyi ki benim bir tanecik oğlumsun... Seni çok seviyorum... Doğum günün kutlu olsun KUTLU'm (15.10.2016)

Hülya Çakıcı Hacıoğlu

Kalemim mutlu, kalemim umutlu, gözlerim buğulu, gözlerim ışıltılı, kalbim mutluluk dolu... İçimde vefaya, güzele, iyiliğe, dostluğa karşı ümitler...

Yeni Normal Dönemde Pazarlama, İletişim ve Sosyal Marka
hulyahacioglu@hulyahacioglu.com.tr



2024 © Hülya Çakıcı Hacıoğlu